Bu kitap, yer bilimleri ve mühendisliği alanında dört farklı konuda sentezsel çalışmalar sunmaktadır. İlk bölümde, madencilik sektöründeki kritik çevresel sorunlardan biri olan kömürün kendiliğinden yanması ele alınmış; bu konuda geleneksel ve uzaktan algılama yöntemlerinin kullanımı detaylandırılmıştır. Kömür kendiliğinden yanması, ekonomik kayıpların yanı sıra çevresel ve sağlık sorunlarına yol açtığı için tespiti büyük önem taşır. İkinci bölüm, heyelanların nedenleri, türleri ve izleme yöntemleri üzerine odaklanır. Uzaktan algılama teknolojileri, özellikle radar ve LiDAR gibi aktif sensörler, heyelanların erken tespiti ve risk analizinde büyük katkı sağlamaktadır. Üçüncü ve dördüncü bölümler ise mafik ve ultramafik kayaçlarda alterasyon süreçleri ile listvenit oluşumu ve ekonomik potansiyelini kapsamaktadır. Mafik ve ultramafik kayaçların mineraloji ve jeokimyasal özellikleri, tektonik ortama ve akışkan etkileşimlerine göre değişmekte, serpantinleşme, rodenjitleşme ve kloritleşme gibi alterasyonlar incelenmektedir. Listvenitler özellikle hidrotermal kökenli karbonatlaşma ve silisleşme sonucu oluşup, altın ve diğer değerli metaller açısından potansiyel madencilik hedefleridir. Uzaktan algılama yöntemlerinin entegrasyonu, erken uyarı sistemlerinin kurulması ve yapay zekâ destekli analizler alanlarında büyük ilerlemeler sağlamaktadır. Sonuç olarak, bu disiplinler arası yaklaşım, yerbilimleri alanında hem akademik hem de uygulamalı çalışmalara önemli katkılar sunmakta, çevresel risklerin yönetimi ve ekonomik kaynakların değerlendirilmesinde rehberlik etmektedir.
This book presents integrative studies across four distinct themes at the intersection of earth sciences and engineering. The first chapter addresses the critical environmental issue of spontaneous coal combustion in the mining sector, detailing both traditional detection methods and advanced remote sensing techniques for early identification and monitoring. Spontaneous combustion poses significant economic, environmental, and health risks, demanding efficient surveillance technologies. The second chapter focuses on landslides, their causative factors, classifications, and monitoring applications. Active remote sensing sensors like radar and LiDAR are highlighted for their capacity to detect subtle ground deformations and aid in risk assessments. The third and fourth chapters examine alteration processes in mafic and ultramafic rocks, and the formation and economic potential of listvenite deposits. These chapters discuss mineralogical and geochemical transformations such as serpentinization, rodingitization, and chloritization, linked to tectonic settings and fluid-rock interactions. Listvenites, arising from hydrothermal carbonation and silicification, are significant hosts for gold and other valuable metals. Integration of remote sensing data, timely early warning systems, and AI-assisted analytics are advancing monitoring capabilities. Overall, the interdisciplinary approach fostered by this work contributes substantially to both academic research and practical applications in earth sciences and environmental risk management, alongside providing guidelines for economic resource exploration.