Bu eser, peyzaj mimarlığında mekansal anlatıları tarihsel perspektif ve çağdaş yorumlar doğrultusunda ele almaktadır. İlk bölümde, kentsel yeşil alanların erişilebilirliği ele alınarak, Nevşehir'deki Gülbahçe Parkı'nın mekânsal dizim analizi yapılmıştır. Parkın kentsel hareket ağı içerisindeki konumu, yaya ölçeğindeki erişilebilirliği çeşitli analiz yöntemleriyle değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, parkın yerel ölçekte ki kullanıcılar için erişilebilir ve işlevsel olduğunu ancak kent genelinde sınırlı bir merkezlik taşıdığını göstermektedir. İkinci bölümde, Türk sinemasında mekânsal ve ekolojik temsiller medya ekolojisi ve ekoeleştiri yaklaşımlarıyla incelenmiştir. Sinema, çevresel konuların kültürel algısını şekillendiren ve etik sorgulamaya olanak tanıyan güçlü bir platform olarak değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, Antik Mezopotamya’da arazi kullanımı ve peyzaj gelişimi; hidrolojik sistemler ve sulama teknikleri perspektifinden tarihsel bir bakış açısıyla aktarılmıştır. Dördüncü bölüm, iklim değişikliğinin su kirliliği ve balık ölümleri ile ilişkisini ekosistem temelli değerlendirmektedir. Bu bölümde, iklim değişikliğinin su ekosistemleri üzerindeki fizyolojik, kimyasal ve biyolojik etkileri; sürdürülebilir kalkınma hedefleri ışığında tartışılmıştır. Son bölümde ise, güncel peyzaj şehirciliği kavramı çerçevesinde, akıllı şehirlerin çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal adaletle entegrasyonu ele alınmıştır. Teknoloji ve peyzajın bütünleşik kullanımı ile kentsel yapıların daha dirençli ve ekolojik olduğu vurgulanmıştır. Eser genelinde, mekansal analizden ekolojik sürdürülebilirliğe, kültürel temsillerden iklim değişikliğine karşı adaptasyona kadar birçok disiplinler arası konu birleşerek peyzaj mimarlığının çok boyutlu yapısı ortaya konmaktadır.
This work addresses spatial narratives in landscape architecture from both historical and contemporary perspectives. The first chapter investigates urban green space accessibility using spatial syntax analysis in the Gülbahçe Park located in Nevşehir. The park’s relationship within the urban movement network and pedestrian-scale accessibility were analyzed through various methods, revealing that while the park is functional and accessible for local users, it holds limited centrality at the city-wide scale. The second chapter explores ecological representations in Turkish cinema through media ecology and eco-critical frameworks, highlighting cinema as a powerful platform shaping cultural perceptions and ethical reflections on environmental issues. The third chapter presents a historical overview of land use and landscape evolution in Ancient Mesopotamia with a focus on hydrological systems and irrigation techniques. The fourth chapter assesses the relationship between climate change, water pollution, and fish mortality from an ecosystem-based perspective, linking these impacts to Sustainable Development Goals. The final chapter discusses contemporary landscape urbanism within the smart city context, emphasizing integration of technology and ecological planning to create resilient, sustainable, and socially equitable urban forms. Across chapters, the book merges spatial analysis, ecological sustainability, cultural representations, and climate adaptation, illustrating the multifaceted nature of landscape architecture.