Bu çalışma, mimarlık alanında afet sonrası barınma süreçlerinde yapay zekâ, mekânsal karar destek sistemleri ve mahremiyet kavramlarının rollerini ele almaktadır. İlk bölümde, yapay zekânın afet yönetimindeki kullanım alanları detaylıca incelenmiş, özellikle mekânsal karar destek sistemlerindeki etkisi ve avantajları üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise, deprem sonrası kalıcı konutlarda mahremiyetin mekânsal ve kültürel üretimi Fas’ın Agadir Avlu Evleri ve Türkiye’nin Erzincan Kurma Evleri örnekleriyle karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Mahremiyetin fiziksel, görsel, akustik ve kültürel boyutları kapsamlı şekilde değerlendirilmiş, geleneksel avlu tipi konutların afet sonrası kalıcı konutlarda mahremiyetin korunmasına sağladığı katkı ve modern standartlaştırılmış konutların kültürel uyumsuzlukları ortaya konmuştur. Üçüncü bölüm, otoyol kenarları bağlamında kentsel kayıp mekânların mevcut durumu ve dönüşüm potansiyeli üzerine odaklanarak, İstanbul Büyükdere Caddesi çevresindeki alanların erişilebilirlik, bağlantılılık ve sınır kavramları çerçevesinde incelenmesini sunar. Dördüncü bölümde, sürdürülebilir mimaride kullanıcı deneyimi ile ilgili Web of Science veri tabanındaki bibliyometrik analiz sonuçları paylaşılmıştır. Son bölüm ise aerojel yalıtımının enerji performansı üzerindeki etkilerini iki farklı bina örneğinde karşılaştırmalı olarak ele alır. Geleneksel malzemelerle inşa edilmiş ev ile aerojel yalıtımla güçlendirilmiş modern üniversite binasının termal performans ve enerji tüketimleri karşılaştırılmış, aerojelin sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği açısından önemli avantajları vurgulanmıştır. Genel sonuç olarak, afet sonrası barınma ve mimari tasarım süreçlerinde teknolojik gelişmelerin insan odaklı, kültürel ve mekânsal ölçütlerle bütünleşmesi gerektiği; sürdürülebilirlik ve sosyal uyumun mekan tasarımında merkezi bir yer tutması gerektiği belirtilmektedir.
This work examines the roles of artificial intelligence, spatial decision support systems, and the concept of privacy in post-disaster housing processes within the field of architecture. The first section provides a detailed analysis of AI applications in disaster management, emphasizing its impact and advantages in spatial decision-making systems. The second section presents a comparative analysis of spatial and cultural production of privacy in permanent post-earthquake housing through the examples of Agadir Courtyard Houses in Morocco and Kurma Houses in Erzincan, Turkey. The study thoroughly evaluates physical, visual, acoustic, and cultural dimensions of privacy, highlighting the contributions of traditional courtyard housing to privacy preservation versus the cultural mismatches in standardized modern housing. The third section focuses on urban lost spaces in the context of highway edges, analyzing accessibility, connectivity, and boundary issues along Istanbul’s Büyükdere Avenue. The fourth section shares bibliometric analysis results from the Web of Science database concerning the intersection of sustainable architecture and user experience. The final section involves a comparative case study on the impact of aerogel insulation on the energy performance of two distinct buildings: a traditional house built with traditional materials and a modern university building enhanced with aerogel insulation. The study highlights aerogel’s significant advantages in sustainability and energy efficiency. The overall conclusion stresses the need for integrating technological advancements with human-centered, cultural, and spatial criteria in disaster recovery housing and architectural design, underlining sustainability and social harmony as central components of spatial planning.